namaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
namaz etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28.01.2019

Namazda Şeytan Ayartması



İblis namazdaki bazı kimselere de okudukları dua ve surelerin okunuşu hususunda vesvese verir. Kişi örneğin Fatiha suresini okurken "elhamdu elhamdu" diye tekrarlar durur. Böylece namaz adabını çiğner şeytan bazen şeddeyi bastırarak okutmada, bazen fatihanın "mağdûbi" kelimesindeki Dâd harfinin çıkartılmasında vesvese verir. Birisini gördüm bu kelimeyi söylerken Dâdın üzerinde öyle duruyordu ki ağzından tükürüğü çıkıyordu. Hâlbuki harfi başka harflere benzemeyecek şekilde, olduğu gibi okumaktır. Ama iblis bu kelimeleri bundan öteye götürüp harfler üzerine durdurtur ve onların okuduklarını anlamaktan alıkoyar. Bu vesveselerin hepsi iblistendir. Sehl b. Ebi Umâme ona şöyle anlattı: Ben ve babam, Enes b. Malik'in (r.) yanına vardık. Sanki yolcu namazı gibi kısa süren hafif bir namaz kıldı. Selam verince babam "Allah (c.) sana rahmet eylesin. Acaba bu namazın Rasulullah'ın (s.) farz namazı gibi mi yoksa nafile mi kıldın?" dedi. O: Bu Rasullullah'ın (s.) namazıdır. Ondan farklı olarak, sadece bir yerde hata yaptım (ve onun için de sehiv secdesi yapmak zorunda kaldım). Rasullullah (s.) şöyle buyururdu: "Kendinize dini zorlaştırmayın, sonra Allah da size zorlaştırır. Çünkü bir takım kimseler (Hıristiyanlar) kendilerine zorlaştırmışlardı; Allah da (c.) onlara zorlaştırmıştı. İşte manastırda yaşayanlar. Onların kalıntılarıdır!" dedi. İcat ettikleri biz onlara yazmamıştık (farz kılmamıştık)  (Hadid, 27)

İblis pek çok âbidi de kandırmış ve ona ibadetin sadece niyetten olduğu fikrini empoze etmiştir.  Şeytan vesvesesine bir kimse namaz öncesi söyleye geldiği niyetle namazın hangi vakit namazı olduğu kaza mı eda mı yoksa hangi namaz olduğu (Kılınan namaz farz ise bunun hangi vakit namazı olduğunu; eda mı kaza mı olduğu hususunu akıldan geçirmek şarttır. Sünnet ve nafilelerde ise bunlar şart değildir. ) gibi hususları bir arada aklından geçirmeye ve diliyle söylemeye çalışır. Bu aslında imkânsız bir şeydir. Bir kişi âlim geldiğinde ayağa kalktığında bunun gibi niyet hazırlamaya kalkışsa zorlanacaktır. Bu örneği bilen kişi niyetin de ne olduğunu öğrenir. Niyetin tekbirden kısa süre öncesinde yapılmasında bir beis yoktur. Hal böyle iken onu tekbirle bitişik yapmaya çalışmanın anlamı nedir? Kaldı ki niyet ettikten sonra onu bozmadığı sürece niyetini tekbirle bitiştirmiş sayılır.

Bu vesveselilerden bazısı sanki namazdan maksat sadece tekbirmişçesine tekbiri bin bir güçlükle yapıp getirdikten sonra namazdan tamamen gafil olur. Aklı başka yere gider, dikkati dağılır. Bu bir aldatmacadır ve kişi bundan şunu düşünerek kurtulur: tekbirden maksat namaza girmektir. Ev mesabesinde olan namazı ihmal edipte kapı mesabesinde olan tekbire takılıp kalmanın, onunla meşgul olmanın mantığı nedir?

İblisin aldattığı bir takım kimseler asılsız gerekçelerle ve tevillerle birçok sünnetleri terk etmişlerdir. Bunlardan bazısı cemaatte ilk safı terk eder ve "önemli olan kalplerin Allah'a yakın olmasıdır." der. Bazısı namazda el bağlamaz ve "Kalbimde olmadığı hakkında huşulu görünmek istemiyorum" der. Bazısı büyük kişilerden her iki hareket de rivayet edilmiştir. Bu, bilgi kıtlığının sebep olduğu Buhârî ve Müslim'in Ebû Hureyre (r.) kanalıyla rivayet ettiği bir hadiste Rasullullah (s.) şöyle buyurmuştur: "İnsanlar ezandaki ve ilk saftaki fazileti bilseler ve (bunların sevabını) yakalamada kur'a çekme zorunda kalsalardı kur'a çekerlerdi!" Müslim'in Ebû Hureyre (r.) kanalıyla rivayet ettiği bir başka hadiste Rasullullah (s.) "Erkeklerin en hayırlı safı ilki, en kötüsü sonuncusudur." buyurmuştur. Eller sadece ayakta bağlanır. Teşehhüd halinde ise diz üzerine konur. Bu kimseler bu tür şeyleri adet haline getirmişlerdir. İblis bunları öyle aldatır ki, bilmeden birçok vacipleri terk ettikleri olur.

İblis bazı âbidleri de gece namazını çok uzun kıldırmak suretiyle aldatır. Onlardan bazısı gece boyunca namaz kılar. Kıldığı gece ve duhâ namazlarına farz namazlarından fazla sevinir. Bu kişi sabah namazı öncesi bitkin düşer böylece bazen sabah namazını kaçırır. Veya kalkıp namaza hazırlık yapana kadar cemaatle namazı kaçırır. Veya bitkin ve yorgun sabahladığından ailesinin geçimi için çalışmaya takati kalmaz.
Rasullullah (s.):  "Orta yoldan ayrılmayın. Çünkü her kim dine galebe çalmaya çalışırsa o kendisine galebe çalar (Yani sonunda aciz kalır hepsinin üstesinden gelmesi imkânsızdır.)" Enes b. Malik'ten rivayet edildiğine göre Rasullullah (s.) bir gün mescide girdive iki sütun arasında çekilmiş bir ip gördü "Bu nedir?" diye sordu. "Bu ip Zeynep'indir. O burada namaz kılıyor. Gevşediğinde veya tembelleştiğinde ona tutunuyor." dediler. Rasullullah (s.): "Onu çözün" buyurdu. Sonra "Dinç olduğunuz vakitte namaz kılınız. Yorulduğunuzda veya gevşediğinizde oturunuz." buyurdu. Âişe (r.) den rivayet edildiğine göre Rasullullah (s.) şöyle buyurmuştur: Sizden birini uyku bastırdığında uykusu gidinceye kadar yatıp uyusun. Uykulu uykulu namaz kıldığında olabilir ki istiğfar ediyorum derken kendine söver!" Bu sahih bir hadistir.  Buhârî ve Müslim rivayet etmiştir. Bir önceki hadisi de sadece Buhârî rivayet etmiştir.

İblis bazılarını da namaz ve başka ibadetler için mescide inzivaya çekilmekle aldatmıştır. İnsanlar bunları bilirler, yanlarına gelip onlar gibi namaz kılarlar. Halleri insanlar arasında yayılır meşhur olurlar, meşhur olurlar. Bu iblisin hilelerindendir. Nefis ibadet için bundan güç alır. Çünkü hareketinin insanlar tarafından duyulduğunu ve kendisine övgüler yağdırıldığını bilir. Zeyd b. Sabit'ten rivayet edildiğine göre Rasullullah (s.) şöyle buyurmuştur: "Kişinin kıldığı en faziletli namaz evinde kıldığı namazdır. Ancak farz namazlar müstesna" Bu hadisi Buharî ve Müslim rivayet etti. Amir b. Abdikays insanların kendilerini namaz kılarken görmelerinden hoşlanmaz ve her gün bir rekât nafile namaz kıldığı halde Hiçbirini camide kılmazdı. İbni Ebî Leyla da namaz kılarken biri yanına girecek olsa hemen yatardı.



15.01.2019

Kaza Namazı Nedir ve Neden Kılınır?



Bir namazı vaktinde kılmaya “edâ” vaktinden sonra kılmaya da “kaza” denir. Vaktinde kılınamayan namaza “faite” denir. Çoğulu “fevait”‘tir.

Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazın kazası farz, vitir namazının kazası ise vacip olur. Kaza edilecek sünnet sayısı azdır. Şöyle ki, bir sabah namazının farzı ile birlikte sünneti de vaktinde kılınamamışsa, o günün, güneşin doğmasından 50-55 dakika kadar sonra öğle namazını vaktinden biraz önceye kadar bu sünnet, farz ile beraber kaza edilir. Kuşluk vaktinden önce ve istivadan sonra kaza edilemez. İmam Muhammed’e göre bu sünnet yalnız olarak da vaktinde kılınmamış olsa yine kuşluk vakti ile istiva arasında kaza edilir.

Bir özür olmaksızın namazın kazaya bırakılması büyük günahlardandır. Allah Teâlâ şöyle buyurur: “Güvene kavuştuğunuz zaman namazı kılın. Çünkü namaz mü’minlere vakitleri belirlenmiş olarak farz kılınmıştır.” (en-Nisa, 4/103) Namazı özürsüz kazaya bırakmanın günahı o namazı kaza etmekle kalkmaz, ayrıca tevbe etmek de gerekir.

Meşru bir özür sebebiyle namaz kazaya bırakılabilir. Bu özürler: Düşman korkusu, bir ebenin doğum yapacak kadının başından ayrılması halinde çocuğun veya annesinin öleceğinden korkması bu özürler arasında sayılabilir.

Namazı bilerek ve tembelliği yüzünden kazaya bırakan kimse günahkar olur ve bu namazı kaza etmesi vaciptir.

Kazaya kalan namazlar nasıl eda edilir?

Bir namazın eda şekli nasılsa kazası da aynı olur. Mesela seferde iken dört rekatlı bir namazı kaçıran kimse bunları ister seferde isterse asli vatanına döndükten sonra kaza ederken iki rekat olarak kaza eder. İkamet halinde tam olarak kılınması gereken namazları kazaya bırakan kimse de bunları hazarda veya seferde yine tam olarak kaza eder.

Namaz kaza edilirken bir sıra gözetilmesi gerekir mi? Eğer namazı kaza edecek kişi tertip sahibi ise, kaza namazı ile vakit namazı arasındaki sıraya uymak gerekir. Tertip sahibi değilse, bu namazı kaza etmeden diğerlerini kılabilir.

Bir kimsenin tertip sahibi sayılması için altı vakitten fazla namazı kaza kalmamış olmalıdır. Vitir namazı dahil altı vakit namazı kazaya kalınca tertip sahibi olmaktan çıkar.

Bir kimse ne kadar namazının kazaya kalmış olduğunu bilmese, galip olan kanaate göre hareket eder. Eğer böyle bir karara varamazsa, borcundan kurtulduğuna kanaat getirinceye kadar kaza namazı kılması gerekir.

Kaza namazı kılan kimsenin yanında cemaatle vakit namazına başlanırsa, namazını tamamlamadıkça cemaate iştirak edemez.

Kaza namazını evde kılmak daha uygundur. Çünkü bunu açığa vurmak Cenab-ı Hakka karşı bir cür’et sayılır ve başkaları için kötü örnek teşkil edebilir.

Kaza namazları üç kerahet vakti dışında her vakitte kılınabilir. Bunlar: Güneşin doğma, batma ve zeval (güneş tam tepedeyken) vaktidir.

Kaza namazıyla meşgul olmak nafile namazla meşgul olmaktan daha önemlidir. Fakat beş vakte bağlı olan sünnetler müekked olsun gayri müekked olsun bundan müstesnadır. Yani sünnetleri terk ederek, bunların yerine kazaya niyet etmek uygun değildir. Aksine bu sünnetlere niyet edilmesi daha uygundur. Hatta kuşluk ve teheccüd namazı gibi haklarında hadis bulunan namazlar da böyledir. Bunlara da bu şekilde nafile olarak niyet edilmesi evlâdır. Çünkü bu sünnetler farz namazlarını tamamlar. Ayrıca bunların telafisi mümkün değildir. Kaza namazlarının ise belirli vakitleri olmadığı için telafileri mümkündür.

Farz namazlarını kazaya bırakarak günaha giren kimsenin, bu günahtan kurtulmak için sünnetleri feda etmesi uygun değildir. Böyle bir kimsenin fazla ibadet yaparak Yüce Allah’ın affına sığınması gerekirken, kendisi için Rasulullah (s.a.)’ın şefaatinin tecellisine vesile olacak bir kısım sünnetleri, nafileleri terk etmesi nasıl uygun olabilir? Hem farzları kazaya bırakmak hem de vakit namazlarını sünnetten tecrit etmek iki kat kusur olmaz mı? Fetvaya esas olan görüş budur. Bu görüş Ömer Nasuhi BİLMEN Merhuma aittir.

Kaza Namazına Nasıl Niyet Edilir?




Kaza Namazına Nasıl Niyet Edilir?

Bir namaz nasıl kılınıyorsa aynı şekilde de kazası kılınır. Sadece niyet ederken aşağıdaki şekilde niyet edilir.

Sabah Namazının kazası: 2 rekat farzı kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk sabah namazını kılmaya” veya “son sabah namazını kılmaya.”
Öğle Namazının kazası: 4 rekat farzı kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk öğle namazını kılmaya” veya “son öğle namazını kılmaya.”
İkindi Namazının kazası: 4 rekat farzı kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk ikindi namazını kılmaya” veya “son ikindi namazını kılmaya.”
Akşam Namazının kazası: 3 rekat farzı kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk akşam namazını kılmaya” veya “son akşam namazını kılmaya.”
Yatsı Namazının kazası: 4 rekat farzı kılınır. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk yatsı namazını kılmaya” veya “son yatsı namazını kılmaya.”
Vitir Namazının kazası: 3 rekat aynen kılını. “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk vitir namazını kılmaya” veya “son vitir namazını kılmaya.”

Kaza Namazı Nasıl Kılınır ?


Vakit namazlarını vaktinin dışında kılmaya “kaza” denir. Vaktinde kılınmamış olan beş vakit farz namazın kazası farz, vitir namazının kazası ise vacip olur. Bu durumda namazın sadece farzı  kılınır.

Kaza Namazı Nasıl Kılınır:

Kaza namazı için belirli bir zaman yoktur. Yani öğle namazının kazası öğle vaktinde kılınır diye bir sınır yoktur. Kerahat vakitleri hariç istenilen zamanda kılınabilir.
Bir namazın vaktinde kılınma şekli nasılsa kazası da aynı şekilde kılınır.
Bir kaza namazına şöyle niyet edilir: “Niyet ettim Allah rızası için, vaktine yetişip de kılamadığım ilk ikindi namazını” veya “son ikindi namazını kılmaya.” Böylece kazaya kalmış olan namazlar, ya ilk kazaya kalmış olanından başlanmış olur veya en son kazaya kalmış olanından başlanmış olur ki, her iki halde de belli bir düzene göre geçmiş namazlar kılınarak azalmış olur.
Bir vaktin namazı kaza edileceği zaman önce bir ezan okunur, sonra kamet getirilerek kılınır. Birden fazla kaza namazı kılınacağı zaman da hepsi için bir ezan yeterli olurken, her farz namazı için ayrı ayrı kamet getirmek sünnettir.
Kaza namazını evde kılmak daha uygundur. Çünkü bunu açığa vurmak Allahü teala’ya karşı bir cüret sayılır ve başkaları için kötü örnek teşkil edebilir.


11.01.2019

Namazın Kılınışı




















Kıyam





















































Öne Çıkan Yayın

Kız Çocuğu Bir Nimettir